Benim yolculuğum…

Öyle düz bir çizgide ilerleyen, kolay bir yolculuk olduğunu söyleyemem. Şu anda yolun tam neresinde olduğumu da söyleyemem. Bildiğim bir şey var: her zaman anlamaya ve bütünlemeye çalıştığım.

Bu yüzden yoga ve meditasyon görece erken yaşta girdi hayatıma. Orta okulda edebiyata ve felsefeye düşmüştüm. Yoganın temel metinlerinden olan Bhagavad Gita ile o zamanlarda tanıştım. Okurken eve vardığımı hissettiğimi hatırlıyorum.

Sonra bir pratik olarak Reiki girdi hayatıma. Enerji ile çalışmak hoşuma gitmişti. İhtiyacım olan desteği aldığımı hissediyordum. Şimdi Reiki’nin hayatımda daha az olmasının sebebi, ihtiyacım olan desteği dışarıdan bir kaynaktan değil, içimdeki kaynaklara ulaşarak almayı keşfettiğim için.

Birkaç yıl sonra Budist Meditasyon pratiğini Goenka’nın Vipassana inzivaları sayesinde keşfettim. 10 günlük tamamen sessiz inzivalarda S. N. Goenka, kurduğu sistem ile videolar ve destekleyen hocalar aracılığıyla geleneksel Vipassana tekniğini paylaşıyordu. Bu yöntem hala devam ediyor. Vipassana yani içgörü meditasyonunu çok sevdim ve hemen hayatımın parçası haline geldi.

Bir yandan hayatta yolumu bulmaya çalışıyordum. İçimdeki bitmek bilmeyen huzursuzluktan kaçmak için elimden geleni yapıyor ve bir kadın olarak ayaklarımın üzerinde nasıl duracağımı keşfetmeye çalışıyordum. Birçok farklı iş alanında çalıştım. Okumayı çok sevdiğim için farklı bölümlerde, farklı üniversitelerde okudum. Çok yazdım. Çok kayboldum. Çok aradım.

2010 senesinde ilk eşimden boşanıp New York’tan Türkiye’ye geri döndüm. Sosyolog olduğum için Pazar Araştırma alanında iş bulmak kolay oldu. İş yerim Nişantaşı’ndaydı. Yoga Şala’ya ayağım alıştı. Girdiğim her yoga dersi ile nefes alabildiğimi hatırlıyorum. Bakmaktan ve hissetmekten hep kaçındığım bedenimle de ilişkim değişmeye başlamıştı. Sanki katı bedenim yumuşadıkça, kendime karşı katılaşmış kalbim de yumuşuyor, açılıyordu.

2016 yılında ilk eğitimimi Kundalini Yoga alanında mı Hatha Yoga alanında mı alacağıma karar vermekte zorlandım. Nihayetinde Deniz Bağan’dan Hatha Yoga eğitimi almaya karar verdim. Kendim için en doğru kararı vermiş olduğumu düşünüyorum. Deniz’in Batı’dan gelen bilgilere ve eğitimlere açıklığı sayesinde Batı dili ile Doğu bilgeliğini bütünleştirmek daha kolay oldu benim için.

Hatha Yoga eğitimleri 200 saat ile sınırlı kalmadı. Vinyasa, Restoratif Yoga, Yoga Terapi, Hamile Yogası, Gelişimsel Kinesiyoloji gibi birçok farklı eğitim aldım. Eğitim almayı çok seviyordum. Eğitimlerde ilgileri bana benzer insanlarla buluşuyor, kendi bedenimi daha da fazla keşfediyor ve insan beden-zihnine dair yeni bilgiler ve bakış açıları öğreniyordum.

2019’da ise sonunda Kundalini Yoga eğitmenlik eğitimini aldım. Bilgisine ve derinliğine çok saygı duyduğum Kundalini Pilgrim, Simrit Kaur’un liderliğinde müthiş hocalardan aldım. Kundalini Yoga Eğitimi büyük bir okyanusa ayağımızı sokmayı öğretir bize. Bu eğitim sayesinde güvenle, korkmadan okyanusa girebildim. Ve hala yüzmeye, keşfetmeye, öğrenmeye ve bilgi okyanusun derinliği karşısında şaşırmaya ve hayranlık duymaya devam ediyorum.

2019 yılında ayrıca 1 ay Nepal’de Kopan Manastırında kalarak, Tibet Budizminin temelleri ile tanışma fırsatım oldu. Bu yaklaşımdaki şefkate ve şefkatli etleme vurgu çok içime sindi. Meditasyonun hayatımdaki yerini daha anlamlı hale getirdi.

2021 yılında bebeğim, Mira dünyaya geldi. 2022 yılı ise ilgimi Batılı psikoloji eğitimlerine çevirdiğim yıl oldu. Somatik Bağlanma Terapisi eğitiminde Peter Levine, Dan Siegal gibi öncü hocalardan eğitim alma şansım oldu.